Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan, vefatının 9’uncu yıldönümünde, Saadet Partisi Konya İl Başkanlığı tarafından düzenlenen programla anıldı.

Erbakan’ı Anma ve Anlama Programı adıyla düzenlenen programa; Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Genel Başkan Yardımcıları, Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdülkadir Karaduman, GİK üyeleri, Konya İl Teşkilatı, Konya Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Mustafa Özkafa, Karatay Belediyesi eski Başkanı Mehmet Şen, Gelecek Partisi Konya İl Başkanı Hasan Ekici, CHP Konya İl Başkan Yardımcıları, SP İlçe Başkanları, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

Program, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Saadet Partisi Karatay İlçe Başkanı Ali Genç tarafından Kur’an-ı Kerim okunmasının ardından Erbakan’a özel hazırlanmış sinevizyon gösterimi izlendi. Programın açılış konuşmasını yapan Saadet Partisi Konya İl Başkanı Hüseyin Saydam, Milli Görüş hareketinin Konya’da başladığını belirterek; “Erbakan Hocamız, laf üreten değil, söylediklerini yapan ve fikirlerini icraata döken bir dava adamıydı. Sağlığında söylediği ne varsa, bu konuda üzerine düşeni son nefesine kadar yapmanın gayretini verdi. Muhterem Hocam, gözünüz arkada kalmasın. Emanetinizi yaşatıyor, yeni bir dünya düzenini kurmak için canla başla çalışıyoruz” dedi.

“Erbakan Hocamız bize ana sütü gibi helal bir davayı bıraktı” diyen Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kolları Genel Başkanı Abdülkadir Karaduman; “Erbakan Hocamız, en zorlu şartlarda dahi haktan sapmadı. Konjonktürün can alıcı gücüne rağmen, ‘iman varsa imkan da vardır’ diyen bir liderin izindeyiz” şeklinde konuştu.

“İlk seçim hileleri 1977 seçimlerinde yapıldı”

Konya denilince akla Mevlana, Şems, Hacıveyiszade, Tahir Büyükkörükçü, Ali Ulvi Kurucu ve Erbakan’ın geldiğini söyleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Erbakan’ı 1967 yılında tanıdığını aktardı. Erbakan’ın bir mücadele insanı olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, 1977 seçimlerinde ilk kez organize seçim hilesi yapıldığını iddia ettiği konuşmasında, yakın tarihin siyasi hayatını şu cümlelerle özetledi:

“Erbakan, Konya’da 3 vekil çıkaracak kadar oy aldı. 1969 yılında Meclise girdi. ‘İktidar olacağız’ dedi ve ESAM’ı kurdu. Daha sonra Milli Nizam Partisi kuruldu, hiçbir icraatta bulunmadan kapatıldı. Doğrudan doğruya siyasi bir yasak gelmedi kendine. Bu kez de Milli Selamet Partisi ile 1973 yılında seçime girdi, yüzde 13 civarında oy aldı. 48 vekille mecliste temsil edilir olduk. Erbakan Hocamız, her kesimden insanla iyi irtibat kuran, görüşebilen, kucaklaşabilsen bir yapıya sahipti. 1974’te Ecevit ile hükümet kurdular. Herkes çok şaştı. ‘Bunlar çok zıt kutupta yapıya sahipler, nasıl bir araya geldiler?’ denildi. Ecevit ile kurulan o hükümet kadar, Türkiye’nin önünü açan ikinci bir hükümet şimdiye kadar kurulmadı. 40 büyük fabrikanın kurulması için acilen Ağır Sanayi hamlesi başlatıldı. Kıbrıs Zaferi bu dönemde kazanıldı. Koalisyon devam etmedi. Daha sonra Milliyetçi Cephe hükümetleri kuruldu. Organize Sanayi Bölgeleri yaygınlaştı, 270 fabrikanın temeli atıldı. Bugün onlardan geriye ise sadece 3-5 numune kaldı. 1977 seçimlerinde Türkiye’de ilk kez organize seçim hilesi yapıldı. 18 milyon seçmeni, listede 21 milyon seçmen gösterdiler. Seçimden yarı yarıya düşük oyla çıktık. 22 vekille kararlı çalışmalar yaptık. Erbakan’ın tavrı hiç değişmedi. Hüsrana kapılmadı.”

1982 yılında Erbakan’ın gözaltına alındığını ve hapse atıldığını hatırlatan Genel Başkan Karamollaoğlu, o günden bugüne yaşananları da şu ifadeleriyle anlattı:

“Erbakan ve arkadaşları, birkaç yıl sonra beraat etti. 1987 yılına kadar hoca siyasi yasaklı kaldı. 1987 seçimlerinde yüzde 10 barajını aşamadık. 1989 seçimlerinde 5 belediye kazandık. Bu illerde yapılan belediyecilik çok göz doldurdu. 1991 yılındaki seçimle yine Meclise girdik. O 5 il bize, 1994 yılında 29 il kazandırdı. On buçuk ay içinde D-8 kuruldu. Erbakan, İran’dan başlayarak ülke liderleriyle görüştü. Dünya tarihinde böyle bir siyasiye gerçekten rastlanmaz. Hapse atılıyor, bütün gayretiyle çalışıp, Başbakan oluyor. Çok önemli bir mücadele örneği. 28 Şubat ise bizim için kara lekedir. 28 Şubat, Erbakan’ın önünü kesmek için yapıldı. Sonra Fazilet Partisi kuruldu, o da kapatıldı. Milli Görüş gömleğini çıkaranlar oldu. Erbakan Hocamız ise son nefesine kadar dava için mücadele etti. Sadece Türkiye’nin değil, bütün dünyanın selameti için çalışmamız gerektiğini söyledi.

Biz de adaleti tesis etmeliyiz. Ülkede bir barış ortamı oluşturmalıyız. ‘Benim gibi düşünmüyorsan hainsin’ zihniyeti bir an evvel son bulmalıdır. Muhalefet, iktidarın en büyük destekçisidir. Ama nasıl? Eğer iktidar muhalefete kulak kesilirse destek görür. İktidar, muhalefete kulak vermezse ülke huzura kavuşturulmaz.”