Sadece şeker pancarı alımı yapabildiği 2000’li yılların başında yatırım stratejisini “Daha çok üreterek daha çok ürettirmek” olarak belirleyen Konya Şeker, üreticiye kazandırdığı 45 üretim tesisinde 32 çeşit tarımsal ve hayvansal ürün alımı yaptı. Konya Şeker, bu ürünler için üreticilere toplam 2 Milyar 547 Milyon lirayı aşan miktarda ödeme yaptı.

Bölgede üretilmeyen fındık ve Antep fıstığı hariç tarımsal girdilerin tamamını bölge üreticisinden temin eden ve sözleşmeli ürettirdiği ürünler için avans desteği veren Konya Şeker, toplam ürün bedelinin yaklaşık üçte birini daha ürünü teslim almadan üreticiye avans olarak verdi. Daha çok tesis daha çok ürün diyerek yola çıktıklarını hatırlatan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk; “Alımını yaptığımız tarımsal ve hayvansal girdi sayısı 32’ye ulaştı. Üreticimize ödediğimiz 2 Milyar 547 Milyon 216 Bin 503 TL’lik tarımsal girdi nakliye sektöründe de geçtiğimiz yıl 300 milyon TL’lik iş hacmi üretti. Yani tarlada başlayan bir hareket; esnaf ayağını, market, bakkal, lokanta, büfe ayağını da düşündüğünüzde devasa bir zinciri harekete geçiriyor. İşin özü; tarlada ne kadar çok hareket olursa hem tarlada hem devasa zincirde o kadar çok bereket olur” dedi.

Konya Şeker’in toplam tarımsal ürün ödemelerinde bitkisel üretimin payı yüzde 68,72 olurken, hayvansal üretimin payı ise yüzde 31,28 olarak gerçekleşti. Konya Şeker, Çumra Şeker Fabrikası yatırımını yapmasıyla birlikte bölge üreticisinden sadece Konya Şeker Fabrikasının olduğu döneme göre 2 kattan fazla şeker pancarı alımı gerçekleştirirken; ülkemizde en çok pancar ekimi yaptıran, en çok pancar alımı yapan ve işleyen şirket unvanına da sahip oldu.

Alımını gerçekleştirdiği tarımsal ürünlerin arasına 2019 yılında 6 yeni ürün ekleyen Konya Şeker; yaptığı yatırımlarla başta şeker pancarı olmak üzere Konya’daki ayçiçeği, patates, mısır üretiminin katlanarak artmasını sağladı, bölgede ekimi yapılan buğday, arpa, mısır gibi geleneksel ürünlerde de yüksek tonajlı alımlarla piyasaları çiftçi lehine regüle etti. Panagro Et-Süt Entegre Tesisleri yatırımı yapılmadan önce Konya’nın toplam süt üretimi 700 Bin ton civarlarındayken 2018 sonunda bu rakam 1 Milyon 377 Bin 487 tona ulaştı. Büyük baş hayvan sayısı da 500 bin civarından 2018 sonu itibariyle 920 bin 746 başa yükseldi.

YATIRIMLARIN EKONOMİYE KATKISI

Daha çok tesis, daha çok ürün diyerek yola çıktıklarını hatırlatan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, yaptıkları yatırımların ekonominin canlanmasına nasıl katkı sunduğunu, şu cümlelerle ifade etti:

“Önce asıl işimizi yani şeker pancarı tarımını büyüttük. Sonra aldığımız ürün sayısını her yıl üstüne koyarak artırdık. Yani daha çok ürüne ve daha çok üreticiye Konya Şeker güvencesi sunduk. Daha çok araziye iş bulduk, açığa ekim yapmak zorunda kalan üretici sayısını azalttık. 2019 yılı itibarıyla alımını yaptığımız tarımsal ve hayvansal girdi sayısı 32’ye ulaştı. Bunlardan bölgede yetişmeyen ikisi hariç hepsini bölge çiftçisinden temin ediyoruz. Şimdi bunların üzerine, bölgede ekonomik olarak üretilebilecekleri ilave edeceğiz ancak bunun yanında bir şey daha yapacağız; aldığımız ürünlerin tonajını da artıracağız. Odaklanacağımız noktalardan biri ve birincisi bu olacak. Yani daha çok süt, daha çok besi, daha çok buğday, daha çok mısır, arpa, patates, üzüm, elma… Pazarlardaki payımız büyüdükçe bu büyüme üretime yansıyacak ve üretim de bizim pazardaki büyümemizle senkronize bir şekilde artacak. Biz lokomotifi raylara yerleştirdik, artık o lokomotifin peşine vagonları ilave etmek; öncelikle satıştaki, ihracattaki becerileriyle bizim arkadaşlarımızın sonrasında da artan talep için daha fazla üretecek üreticimizin işi. Yani daha çok üretmek ve üreticimizin tarımsal gelirini katlayarak büyütmek artık bizim elimizde, üreticinin kendi elinde. Bu gelişmeler olmasaydı; ürün çeşitliliği bu kadar artmayacak, açığa ekim devam edecek ve üreticinin ürettiği ürün değerini bulamayacaktı. Bizim üreticimizin tarlaya attığı tohumun hem miktarı artıp hem de çeşidi çoğalınca; üreticinin ekonomisi de büyüdü, o tarlaya atılan tohumlar da büyük bir ekonomik zincir oluşturdu. Fabrikalar, üretim tesisleri hep o tarlaya atılan tohumla çalışıyor yani fabrikaların üretim şalteri, üreticimizin tohumu tarlaya atmasıyla kalkıyor, yaklaşık 19 Bin kamyonun tekeri o atılan tohumla dönmeye başlıyor. Yani en az 19 bin kamyoncu da üreticinin ürününü tarladan fabrikalara, fabrikada üretileni bölge depolarına, distribütörlere taşıyor. Şehir içi market, bakkal, esnaf, lokanta dağıtımlarını saymadan söylüyorum, çiftçimizin kendi traktörleriyle ürün getirmek için fabrika nizamiyesinden girişler hariç kantarlardan, tarladan hammadde nakliyesi için 100 bin kamyon nizamiyelerimizden fabrikalarımıza giriyor, üretilen ürünleri ülkenin dört bir yanına ulaştırmak için de her yıl 250 bin kamyon nizamiyelerimizden çıkıyor. Yani ürün getirmek ve götürmek için ortalama 150 Milyon km’den her yıl 350 bin kamyon seferi yapılıyor tesislerimizden. Bu kamyonların ürün getirmek ve dağıtmak için kat ettiği mesafeleri uç uca ekleseniz dünyanın çevresini 3 bin 750 kez dolaşıyorlar. Üreticimize ödediğimiz 2 Milyar 547 Milyon 216 Bin 503 TL’lik tarımsal girdi, nakliye sektöründe de geçtiğimiz yıl 300 milyon TL’lik iş hacmi üretti. Yani tarlada başlayan bir hareket; esnaf ayağını, market, bakkal, lokanta, büfe ayağını da düşündüğünüzde devasa bir zinciri harekete geçiriyor. İşin özü tarlada ne kadar çok hareket olursa hem tarlada hem devasa zincirde o kadar çok bereket olur.

ÖDEME, GEÇEN YILA ORANLA YÜZDE 10 ARTTI

66 yıldır Konya çiftçisi pancar ekiyor, biz de bu pancarı alıp işliyoruz. O pancardan ürettiğimiz şekeri daha 13-14 yıl öncesine kadar çuvallara, kamyonlara doldurup ekseriyetini sanayiye, geri kalanını da perakendeciye gönderiyorduk. O şeker, bir mamul ürünün içine girip tekrar Konya’ya geliyordu, başka başka illere hatta yurtdışına gidiyordu. Yani süreci biz başlatıyorduk, aslan payı başkalarında kalıyordu. Niçin? Çünkü o şekeri kekin, gofretin, bisküvinin, fındık kremasının içine başkaları sokuyordu. Biz sadece kristal şekerin geliriyle iktifa ediyorduk. Bunu sadece Konya Şeker için söylemiyorum. Konya için söylüyorum, ülkemiz için söylüyorum. İşin esası şudur; ürettiğiniz ürünü ne kadar çok işlerseniz o üründen oluşan katma değerden o kadar çok pay alırsınız. İşte bu gerçeği görebilenler, bugün gıdaya da tarıma da hükmediyorlar. Burada atacağınız adım sadece kazanç anlamına gelmiyor, sizin ülkenizdeki ve dünyadaki yerinizi de belirliyor. Biz önce şeker Konya’dan işlenmeden çıkmasın diye bir yola çıktık. Şekerimizi çikolatanın, kekin, bisküvinin içinde, katma değerini artırarak pazarladık. Bundan cesaret aldık, Konya’da üretilen veya üretilebilecek her ürünü katma değerli hale getirme hedefini önümüze koyduk ve büyük bir mesafe aldık. Yaptığımız iş şimdi çeşitlendi. Hacimsel olarak da katlanarak büyüyecek ve bu bereketli topraklardan üreticimiz için daha çok zenginlik üreteceğiz.”