Cengiz Özakıncı’nın kitaplarında Amerika Birleşik Devletleri’ni taparcasına seven insanlar çokça anlatılır. Özakıncı, onlar için: a-b-d harflerinin Arapça’da “kul” anlamına gelen kelimenin “عَبْد” karşılığı olduğunu ve “Amerika’nın abdleri” yani Amerika’nın kulları olduğundan bahseder. Amerika putunun kulları!

Bugün Ortadoğu coğrafyasında “Amerika putu” ilk defa tartışmaya açıldı. Nasıl oldu bu? İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü komutanı Kasım Süleymani’nin ABD füzeleri ile öldürülmesinden sonra oldu. Zira bu olaydan önce Amerika’nın Suriye’de ve Irak’ta bulunmasına bölge ülkelerinden ciddi bir tepki gelmemişti. Ama bu hafta Irak parlamentosu tarihinde ilk kez başta Amerika olmak üzere tüm yabancı güçlerin ülkeyi terk etmesi yönünde Başbakan’a yetki verdi. Tabi öncelikli amaç ABD’yi kovmak.

Kasım Süleymani’yi sevmek zorunda değiliz ancak şöyle bir gerçeği kabul etmemiz gerekiyor: Süleymani, ABD destekli IŞİD ve diğer terörist gruplarla başarılı bir şekilde mücadele ettiği, ABD’nin bölgedeki emperyalist emellerini suya düşürdüğü ve ABD’nın bölgedeki etkinliğini belki de yok etme aşamasına getirebileceği için suikast ile öldürüldü.

Tabi bunları yaparken binlerce bölge insanını da öldürdü. Ayrıca iki emperyalist güç arasında tercih yapmak zorunda değiliz. İran da, Suriye ve Irak’ta ABD kadar olmasa da emperyal amaçlar gütmekte. Rusya da öyle. Ortadoğu’daki ülkeler kendi kendini yönetemez haldeler. Tüm ülkeler ABD’nin “Büyük Ortadoğu Projesi” kapsamında istikrarsızlaştırılmış ve birçok parçaya bölünmüş. Suriye’de ve Irak’ta onlarca bölgesel güç var.

Amerika nereye girdiyse o bölge istikrarsızlaşıyor ve yıllarca savaş bölgesi olmaktan kurtulamıyor. Tabi bunu yaparken işi kılıfına da uyduruyor. Önceleri girdiği her yere “demokrasi” vaadi ile girmişti. Bu yıl ise bir başka ülke toprağında Süleymani’yi öldürmesini; “Önleyici öz savunma” hakkı olarak gösterebiliyor. Süleymani, ABD vatandaşları için potansiyel şüpheli olduğu için öldürülmüş!

Eğer bu mantıkla bakacak olursak ABD başkanı Trump, tüm dünya için potansiyel şüphelidir. Bu adam 2011 yılında Obama’nın aday olduğu ABD başkanlık seçimi öncesinde şöyle bir tweet atıyor: “Barrack Obama seçilmek için İran ile savaş başlatacak.” 2011 yılında Obama için attığı bu mesajı bugün kendisi uyguluyor olabilir mi? Zira 2019’da azil soruşturmaları ve mahkemeler yüzünden gelecek seçimde Başkan olamayacağı sinyalleri verilmişti. Ama İran ile yaşanan bu gerginlik Amerikan Meclisini de birleştirmiş durumda. ABD Başkanlık seçimlerinin 3 Kasım 2020’de yapılacağını göz önünde bulundurursak olası bir savaş ortamında Trump Başkanlığını yıllarca uzatabilir.

Bugün sabaha karşı, Irak’taki Amerikan üslerinin bombalandığı haberi ajanslara düştü. Evet, İran kaynakları da misilleme olarak Irak’ta bulunan iki ABD üssünü balistik füzelerle vurduğunu açıkladı. 80 ABD askerinin öldüğünden bahsediliyor. Trump, bu olaydan sonra şu mesajı paylaştı: “Her şey iyi! Irak’ta bulunan iki askeri üssümüze İran’dan füzeler fırlatıldı. Şu anda meydana gelen kayıp ve hasarların değerlendirmesini yapıyoruz. Dünyanın en güçlü ve iyi donanımlı ordusuna sahibiz! Yarın sabah bir açıklama yapacağım.”

Trump, sabah yani bize göre gece 9’da açıklama yapacak. Bu bir savaş ilanı açıklaması olabilir mi? Eğer olursa Ortadoğu coğrafyasında yeni bir istikrarsızlık ve yıllarca sürecek bir savaş dalgası daha başlamış olacak. Eğer Trump, İran’a savaş ilan ederse İran’ın ilk hedeflerinden birisi de İsrail olacaktır. Bu yönüyle bölgesel savaş bir dünya savaşına da evrilebilir. Bakalım Amerika’da bugün sabah, bizim saatimiz ile gece 9 veya 10 gibi Trump ne karar verecek? Bekleyip göreceğiz.