İslam halifesi Hz.Ali’nin, “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” sözünün muhatabı olan öğretmenlik, en kutsal mesleklerin başında gelir.

Öğretmen toplumun önderi, bilge kişisi ve yarınlarımızı emanet edeceğimiz, gençleri yetiştiren kişidir. Öğretmen girdiği her toplumda el üstünde tutulan, şahitliği en makbul olan, çevresinde taklit edilen ve idol olan kişidir.

Öğretmen çocuğunu okula yazdıran velinin; “Eti sizin kemiği beni” diye evladını teslim ettiği kişidir. Öğretmen sınıfındaki öğrencileri kendi çocuğu gibi görerek; yağmurda ayakkabısı su almış, atletine kadar ıslanmış çocuğun ailesine ulaşarak, temiz çamaşır isteyip değişimini yapan kişidir.

Öğretmen, çocukta anne ve babanın dahi fark edemediği sağlık sorunlarını fark ederek, tedavisinin yapılmasını sağlayan kişidir.

Öğretmen, cebinde parası olmadığı için boynu bükük duran öğrencisine, simit ayran ısmarlayan kişidir.

Öğretmen, başarısına inandığı öğrencinin eğitimine devam etmesi için, çocuğun ailesiyle birlikte mücadele eden kişidir.

Öğretmen, aynı takım elbise, gömlek ve kravatla yıllarca tertemiz ütülü gezen şahsiyetli kişidir.

Öğretmen, maaşı yetersiz geldiğinden tatillerde para kazanmak için ek iş yapmak zorunda kalan kişidir.

Öğretmen, tayin olduğu köyde zar zor bulduğu yıkık dökük evin bakımını kendi elleriyle yaparak, evin bahçesinde sebzesini dahi yetiştiren kişidir.

Öğretmen, okul ne kadar uzak olursa olsun yürüyerek gidip tam zamanında ders anlatmaya başlayan kişidir.

Öğretmen, öğrencisinin gözüne baktığında; onun dersi anlayıp anlamadığını, evinde problem yaşayıp yaşamadığını hisseden kişidir.

Öğretmen, sokakta gördüğü öğrencisine tebessüm ederek sırtını sıvazlayan ve hal hatır soran kişidir.

Öğretmen, öğrencilerinin mürüvvet zamanında dünürcüleri tarafından arandığında öğrencisine kefil olan kişidir.

Yukarıda bahsettiklerimiz; geçmişte madden sıkıntılı fakat manen huzurlu olan öğretmenlerimizin yaşadıklarıydı. Bugüne geldiğimizde ise madden refaha ulaşılmasına rağmen manen huzursuz olan öğretmenlerimizin yaşadıkları farklıdır.

Öğretmen artık, ayakkabısına göre takım elbise giyebilen, son model yerli arabayı satın alabilen, şehrin en beğenilen semtlerinde 170 m2 ev alabilen, perde rengine uydurulmuş mobilyalarda oturabilen, hafta sonları ailesiyle birlikte yakın şehirlere gezmeye gitme imkanı bulabilen kişidir.

Öğretmen, sınıfta kopya çektiği için uyardığı öğrencisinden yumruk yiyen, bununla da yetinilmeyip okul çıkışında bıçaklanarak öldürülen kişidir.

Öğretmen, evladım diye saçını okşadığı öğrencisi tarafından taciz edildim şikayetiyle hakim karşısına çıkma ihtimali olan kişidir.

Öğretmen, öğretmenlik yapma hayaliyle okuyup mezun olmuş ama yıllardır ataması yapılmayan kişidir.

Öğretmenlik her dönemde, her şartta en kutsal görevdir.

Öğretmenlik mesleğini icra etmiş ve halen etmekte olan tüm öğretmenlerimizin, ayrıca sevgili gelinim Kübra, oğlum Abdulkadir ve Muhammed Talha’nın ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ TEBRİK EDER, SAYGILAR SUNARIM.