Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan ve büyüklüğü Richter ölçeğine göre 7.4 olarak ölçülen depremin üzerinden 20 yıl geçti.

45 saniye süren ve Kocaeli, Düzce, Sakarya, Yalova ve İstanbul’da etkisini gösteren depremde, resmi kayıtlara göre; 20 binden fazla vatandaşımız yaralandı ve 17 bin 840 vatandaşımız da yaşamını yitirdi. 285 bin ev ve 43 bin iş yerinin büyük hasar gördüğü deprem nedeniyle Türkiye’nin turizm gelirlerinde yüzde 40 azalma kaydedildi. Facianın ülkemize toplam maliyeti ise yaklaşık 17 milyar dolar olarak açıklandı.

Hemen her bölgesinde fay hatları bulunan Türkiye’nin finans merkezi olan İstanbul’da büyük şiddette bir deprem beklendiği gerçeğine rağmen, aradan geçen 20 yılda yapılabilenlerin yetersiz olduğu sık sık gündeme gelirken, depremin yaşandığı bölgede ağır hasarlı evlerin bir kısmının yıkılmadığı ve içerisinde ailelerin yaşamaya devam ettiği gözlemleniyor. Özellikle İstanbul’da deprem sonrasında vatandaşların toplanma alanı olarak belirlenen yerlerin büyük bir bölümüne zaman içerisinde inşaat ruhsatı verilerek bu alanlara AVM’lerin yapılmış olması nedeniyle, beklenen deprem kadar deprem sonrasında yaşanacak olanların da sadece İstanbul için değil bütün ülke için adeta bir yıkım olmasından endişe ediliyor.

4.derece deprem bölgesi olan Konya’da ise Akşehir, Doğanhisar, Ilgın ve Tuzlukçu 1. derece deprem bölgesinde yer alırken, Yunak 2. derece ve Çeltik de 3. derece deprem bölgesinde bulunuyor.