PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında; “Yaptığı ibadetin, ettiği duanın sevabını dahi, adını bilmediği kardeşlerine ve sadece kendi coğrafyası ile de sınırlamadan hediye eden, ettiği her duayı sadece kendisi için değil, yakınlarından başlayarak herkes ve her yer için hayır dilekleri ile bitiren bir milletin evlatları olarak; paylaşma, dayanışma, yardımlaşma hasletlerimizle mutluluğu, huzuru, kardeşliği, sevinci ve Bayramın bereketini her yere, her köşeye ve her kişiye ulaştırabileceğimiz bir Kurban Bayramına daha erişmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz” dedi.

Recep Konuk Bayram mesajında şu ifadelere yer verdi:

“Kurban, hali vakti yerinde olanlarımız için dinimizin emrettiği ibadettir. Bu ibadet öyle bir ibadettir ki, olanın olmayanla paylaşmasını emreder. İmkanı elvermeyeni gözetmeyi, onlara da bayram rahmetini ulaştırmayı emreder. Mümine adını bilmediği, görmediği kardeşlerinin sofrasını bereketlendirmeyi emreder. Eş-dostla bölüşmeyi, ikramlaşmayı, muhabbet sofrasında bir araya gelmeyi emreder. Bizim Bayramlarımız dargınları küskünleri barıştırır, huzur iklimini hakim kılar. Bayramlar dinimizin en mübarek, millet hayatımızın ise en değerli günleridir. Biz dualarımızla, ibadetlerimizle bayramların rahmet ve bereketini diler, bayramlarda sergilediğimiz hasletlerimizle de birliğimizi perçinler, fani dünyanın yüklerini birlikte omuzlarız. Bayramlarda aynı kıbleye saf tutanlar samimiyetle kucaklaşır. Gülümsemek ve gülümsetmek Bayramlarda hepimizin ortak tavrıdır. Dargınlıkların, kırgınlıkların oluşturduğu buzları Bayram günlerinde sımsıcak muhabbet örtüsünün altında eritiriz. Bayramlarda hasretlere son verir, fiziki mesafeleri de açılmış gönül mesafelerini de aşar; hısım, akraba, eş, dost bir birimize kavuşuruz. Sevincimizi paylaşır mutluluğu büyütür, soframızdakini bölüşür dayanışmayı pekiştiririz. Bayramlarda hiçbir babanın annenin çocuklarının yokluk nedeniyle boynunun bükülmesine gönlümüz rıza göstermez, Bayram sevincini dalga dalga yayarız. Biz Bayramları böyle kutladık, böyle kutluyoruz, böyle kutlayacağız. Bayramlardaki bu davranış bütünlüğü dün önemliydi, inancımızın gereği o davranış bütünlüğü bizi millet olarak ayakta tuttu. Bugün o hasletleri daha cömert sergilememiz gereken günlerin içindeyiz. Milletimizin arasına nifak tohumları serpmek isteyenlere karşı en büyük direnç noktamız bu davranış bütünlüğüdür. Ekonomi üzerinden kurulan oyunlarla açılan istihdam yarasına, bazı kardeşlerimizi etkileyen darlık derdine en iyi ve en etkili merhemimiz bayramlarda sergilediğimiz hasletlerimizdir.

Her bayramda olduğu gibi milletimizin her ferdi, elle vererek, dille söyleyerek ve kalben inanarak yakın çevrelerinden ve yaşadıkları coğrafyadan başlayarak bayramlar vesilesiyle girdiğimiz bereket ikliminin her yere, her haneye ve her kişiye ulaşması için yapabileceklerinin bir fazlasını bu bayramda da yapacaktır. Yaptığı her ibadetin sevabından geçmiş nesiller ile gelecek kuşakların da faydalanması için duacı olan milletimize yakışan, bayram sabahından itibaren kurbanını kimsesizler, yoksullar, fukara ve hali vakti yerinde olmayanlar öncelikli olmak üzere paylaşması, kalben dilediklerini elle tezahür ettirmesidir. Her bayramda olduğu gibi bu bayramda da milletimiz; büyüğüne saygıda, küçüğüne sevgide gani gönüllü davranacak, paylaşma ve dayanışmada cömertliğini bir kez daha sergileyecek, yokluk ve yoksulluk sebebiyle hiçbir hanede bayram sevincine gölge düşmesine, hiçbir çocuğun bayramı buruk geçirmesine izin vermeyecektir.

Bu seneki bayramı maalesef milletçe dışardan gelen ve ülkemizin istikrarını, huzurunu, ekonomisini hedef alan finansal saldırılarla karşıladık. Belki, dünyaya emir vermeye alışmış olanların şımarıklığının yarattığı ekonomik dalgalanmalar sebebiyle veya başka nedenlerle yakın çevremizde veya ülkemizdeki birçok evde bu bayram maalesef gönül huzuruyla kutlanamayacak, bazı kardeşlerimiz kurban ibadetini yerine getiremeyecek. O evler maddi imkanları elvermediği için kurban vecibesini yerine getirememenin, çocuklarını gönüllerince giydirememenin hüznünü yaşayacaklar. Sorumlusu olmadıkları ve dışardan dayatılan dalgalanmanın bedelini ilk önce ve bu bayramda da çiftçi, köylü, işçi, dar gelirli ve onların aileleri, çocukları ödeyecek. O evlerde bayram sevinci ve coşkusunun içinde hüzün de olacak. Elbette bu bayramda da milletimizin zaten hasleti olan yardımlaşma, dayanışma, paylaşma ve hoşgörü duygularının bayramların ruhuna uygun olarak tezahürüyle, hüzün unutturulacak, o kardeşlerimiz de bayram coşkusuna ortak olacaktır. Ancak, yoksula ve ihtiyaç sahibine yardım etmekten kimsenin imtina etmediği ülkemizde, bizim gönlümüzden geçen; bu yardımlara ihtiyaç duyacak hiç kimsenin kalmamasıdır. Bizim arzumuz ve çabamız, ülkemizin bu coğrafyanın ve dünyanın en zengin, en müreffeh ülkesi olması içindir. Bizim gibi tarihe damga vurmuş ve bize karşı rövanş bekleyenlerin pusuda fırsat kolladığı milletler için güçlü olmak, güçlü kalmak, zaaf teşkil edebilecek her deliği tıkamak varlık yokluk meselesidir. O nedenle biz birliğimize sıkı sıkıya sarılacağız, bir kişisi bile dışarda kalmamak üzere yekvücut olup istikbalimizi ve istiklalimizi, huzurumuzu, işimizi, aşımızı, ekmeğimizi hedef alıp bize ders vermek isteyenlere dersini vereceğiz. Daha çok üretmek için daha çok çalışacağız. Daha çok üreteceğiz, daha müreffeh, daha kudretli olacağız.

Bu duygularla; her köşesinde ve her evinde bayramların bayram gibi yaşandığı bir Türkiye temennisiyle tüm üyelerimizin, bütün çiftçilerimizin, hemşehrilerimin ve aziz milletimizin mübarek Kurban Bayramını tebrik eder, bu rahmet ve bereket günlerinin hayırlara vesile olmasını temenni ederim.”