Özel PARKHAYAT Akşehir Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Dr.Seyit Ali Köse, hamile anneyi olduğu kadar anne karnındaki bebeği de etkileyen gebelik şekerine dikkat çekti.

Gebelik ve şeker hastalığının aynı dönemde görülmesi durumunda birbirini olumsuz yönde etkilediğini belirten Uzman Dr. Köse; “Tüm dünyada artan diyabetik gebelik vakaları anne ile birlikte bebeği de etkisi altına almaktadır. Gebelik şekeri; annede ani düşük, hipertansiyon vb. problemlere yol açmasının yanı sıra, anne karnındaki bebekte de kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri gibi birçok soruna neden olabilmektedir” dedi.

Kadın Doğum Uzmanı Dr.Seyit Ali Köse’nin konuyla ilgili açıklaması şöyle: “Vakaların artmasının belli başlı nedenleri; Tip 1 diyabetli kadınların yaşam beklentisi ve yaşam kalitesindeki artış, Obezite nedeniyle tip 2 diyabet sıklığının artması ve giderek daha genç yaşlara inmiş olması ve Obezite artışı ile birlikte gebelik diyabeti sıklığının artmasıdır.

İlk kez gebelikte, genellikle gebeliğin 4. ayından sonra doğuma kadar olan dönemde ortaya çıkan ve gebelik süresince devam eden kan şekeri yüksekliği, ‘gebelik diyabeti’ olarak adlandırılırken; tip 1 veya tip 2 diyabetli bir kadında gebelik hali, ’gebelikte diyabet’, ’gebelikte aşikar diyabet’, ‘pregestasyonel diyabet’ veya ‘pregestasyoneldiabetesmellitus (PGDM)’ olarak tanımlanır. Gebelik sırasında görülen diyabet vakalarının büyük çoğunluğunu GDM vakaları oluşturur. Gebelik şekerinde, diyabet hastalarında görülen çok su içme, sık idrara çıkma, ayaklarda uyuşmalar ve hızlı kilo kaybı gibi belirgin bir şikayet tarif edilemeyebilir. Çünkü gebeliğin doğal sürecine bağlı olarak kadınlarda bu şikayetler gelişebilir ve şeker hastalığı belirtisi mi yoksa gebelik şikayetleri mi olduğunu ayırt etmek mümkün olmayabilir. O nedenle gebeliğin anne ve bebek için oluşturduğu riskler, dünya gebelikte şeker sıklığı göz önüne alınarak gebeliğin 24-28. haftaları arasında tarama testleri uygulanmakta, ek risk faktörleri tespit edilen gebelerde ise daha erken kan şekeri takiplerine başlanabilmektedir.

Ani düşüklere yol açıyor:

Anne açısından riskler; ani düşük, hipertansiyon, diyabete bağlı göz ve böbrekte gelişen hastalıklarda ilerleme, sık idrar yolu enfeksiyonları, ani kan şekeri düşüklükleri, ilerleyen yıllarda obezite ve şeker hastalığı gelişmesidir. Gebelikte ‘fetüs’ olarak adlandırılan bebek açısından riskler ise kalp, sinir sistemi, sindirim sistemi, idrar yolu gelişme problemleri, kromozomal gelişim hataları, anne karnında ölüm, yarık damak dudak vb. olarak sıralanabilir.

Gebe diyabetlinin günlük kalori ihtiyacı olması gereken ideal ağırlığa göre; obez diyabetlilerde 24 kkal/kg, obez olmayanlarda ilk 3 aylık dönemde (trimester) 30 kkal/kg ve ikinci 3 aylık dönemden itibaren 35 kkal/kg olacak şekilde hesaplanır. İkinci trimesterde 340 kkal/gün, lohusalıkta 450 kkal/ gün ek enerji alımı önerilir.

Gebelikte uygun ağırlık artışını sağlayacak yeterli enerji alımı sağlanmalıdır. Gebelerde zayıflama diyetleri önerilmez; ancak fazla kilolu veya obez gebelik şekeri olan kadınlar için hafif-ortaderecede enerji ve karbonhidrat kısıtlaması uygun olabilir. Günlük total kalorinin (enerjinin) besin bileşenleri hesaplanır. Total enerjinin %45-50’si karbonhidrattan (minimum 175 g/gün), % 20’si proteinlerden (miktar: 1-1.5 g/kg/gün, minimum 71 g/gün), %30-35’i yağlardan (40-60 g/gün) sağlanmalı, ayrıca beslenme programında yeteri kadar posa (28 g/gün) yer almalıdır. Öğün sayısı 3 ana, 4 ara öğün olarak planlanmalıdır.

Risk grubunda olanlar:

Genetik ırksal yatkınlığı, ailede şeker hastalığı, kısa boylu, düşük doğum kilosu, çoklu gebeliği (ikiz, üçüz), idrardan şeker atan (glikozüri), daha önceden insülin direnci tespit edilen, psikiyatrik ilaç kullanan (antipsikotik ilaçlar), kortizon kullanan, obez, kırmızı işlenmiş et ağırlıklı beslenen, hareketsiz yaşamı olan, ani hızlı fazla kilo artışı olan, PCOS (polikistikover sendromu) olan, hipertansif, geçmiş doğumlarında kilolu bebek doğumu (4.5 kg ve üzeri), ölü doğumu olan ve geçmiş gebeliklerde gebelik şekeri teşhisi konulan kişiler, risk grubundadır.

Gebelik şekeri, anne ve anne karnındaki bebeği etkilediği gibi doğum sonrası bebekleri de erken doğum ve buna bağlı gelişebilecek hastalık riskleri, sezeryan ve normal doğum esnasında gelişebilecek hasarlar, doğumsal anomali (gelişim hastalıkları), kan şekeri düşüklüğü, sarılık, mineral bozuklukları, kalp hastalıkları, bebek ölümü, ilerleyen yıllarda obezite ve tip 2 diyabet hastalığı şeklinde etkilemektedir.”