Selam. Rahatsız edici gerçekler yani duymak istemediğimiz gerçekler ile kendimizi kandırdığımız yalanlar çatışır. Bugün suratına gerçekleri haykırmak istiyorum senin. Sen bana: “Yok kardeşim ben gerçekleri duymak istemiyorum beni germe, yalanlara devam et beni rahatlat” diyorsun ama kusura bakma ben seni rahatsız etmeye geldim. Senin tavsiyene uyulursa toplumda gerçekleri haykıran bir Allah’ın kulu kalmaz.

Şimdi bu günlük hayatta karşılaşılan ve burada çoğuna değinemeyeceğim gerçekleri söyleyenleri ilk haşlayanlar senin gibiler oluyor. “Yav kardeşim sen muhalif misin?” diye soruyorsun. Ben de sana “gerçekleri söyleyenler muhalif mi oluyor?” diye sorarım. Eee neymiş bunları fazla dillendirmemek lazımmış. Niye peki? Sen ve senin gibiler rahatsız olacak diye yahut gerçekleri duymak sende alerjik etki yapıyor diye kimse dürüstçe konuşmasın mı bu memlekette?

Gerçek, hak, hakikat. Gerçeği dürüstçe ifade etmek. Tamam, bunlar senin alanına girmiyor ama biraz dinle beni. Sen sırf kendine yahut içinde bulunduğun grubun menfaatlerine ters düşmesin diye gerçeği gizliyorsan kusura bakma ama sen dürüst bir insan olmuyorsun işte. İnandığın din ne diyor bak: “Bile bile gerçeği yanlış ile karıştırmayın, gerçeği gizlemeyin.”(bakara-42) “Yok ben böyle mutluyum, mevkii ve statüm gitmesin diye susarım” diyorsan dilsiz şeytanı oynamaya devam et güzel kardeşim.

Niye mi dilsiz şeytansın? Gördüğün bir adaletsizliği, haksızlığı engellemiyorsun ve dahi dilinle bile tepki göstermiyorsun da ondan. “Bu adaletsizlik bana ve yakınlarıma değil sevmediğim insanlara yapılıyor ben iyisi mi susayım” diyorsun ya bak Kur-an sana yine cevap veriyor: “Ey iman edenler, Allah için adaleti gözeterek tanıklık edin. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın…” (Maide -8) Bak bu ayet belki biraz düşünmeni sağlayabilir.

Kendini zeki de sanma. Uyanık geçinme. Safı da oynama. Saf değilsin, çünkü insanları kandırmada iyisin. Poşetin altına çürüğü çarığı, üstüne iyi malı doldurarak milleti aptal yerine koyduğunu sanma. Basit bir benzetme yaparsak sen de dıştan iyi görünmeye çalışıyorsun ama insanlar içinin çürük olduğunu biliyor. Para ile Allah yan yana geldiğinde parayı seçme. Sülalen asırlardır parayı seçmiş olabilir ama sen yapma.

Ataların söylediği şu sözü kendine amaç edinme: “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.” Atalar, bunu olumsuz bir örnek olarak söylemiş. Yani senin gibi bireyselci, bencil insanların varlığı yüzünden. “Kötülük bana dokunmuyor, kime dokunursa dokunsun” diyorsun ama yılanın başı sensin be kardeşim. Sen, yani senden kastım kötü düşüncelerin ortadan kalkarsa insanlara dokunacak yılan da kalmaz. Yılan da bu kötü ithamdan kurtulmuş olur en azından.

“Çoğunluk böyle yapıyor ben de yaparım, o zaman doğru yoldayımdır.” diye kendini kandırma. Çoğunluğun yolundan gitmek senin doğru yolda olduğun anlamına gelmez. Herkesin yaptığı bir davranış o eylemin doğru olduğunu göstermez. Bak yine “çoğunluk” için Kur’an ne diyor: “Yeryüzündeki insanların çoğunluğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar.”(En’âm-166) Yani bir yerde çoğunluk olması orasının doğru bir yer olduğunu göstermez. Ha sen bana: “Ben kendi başıma yapamam, illaki bir gruba dahil olmam şart diyorsan.” Tek başına bir baltaya sap olamamışsın ve fikirlerin de o dahil olduğun grup tarafından şekillendiriliyor demektir.

Ama sen yine de her şeyden önce karşındaki insanı bir dinle. Bunun yerine karşındaki insanın dinini, mezhebini, siyasi görüşünü öğrenme amacına girip ona göre cevap verme yarışına girme. Senin görüşünden olmayan bir insan sana hakikati söylüyor olabilir. Peşin hükümlü olma. Karşındakine çamur atma. Ve de en önemlisi insanları Allah ile aldatma. Yaptığın riyakarlığı, hırsızlığı, yalancılığı ne hacca gitmekle örtebilirsin ne de gösteriş yapmak için kıldığın namazla. Senin kıldığın o namazı bak Kur’an nasıl anlatmış: “Yazıklar olsun o namaz kılanlara, onlar ki namazlarından tümüyle habersizdirler. Onlar ki gösteriş yaparlar.”(Maun:4-5) Bak seni ben değil Kur’an ifşa etti.

Hadi gel son olarak sana şunları söyleyeyim ve helalleşelim. Ölüm var be hacı. Kafanı yastığa koyduğunda “ben bugün ne yaptım?” sorusunu sor kendine. Yarın ölecekmiş gibi yaşa eyvallah ama yarın yanımdaki insanlar da yanımda olmayabilir diye de düşün. Öldükten sonra onlardan helallik alamazsın ve mezardaki ölüye hiçbir şey işittiremezsin. Ayrıca Allah aşkına şu inandığın dinin kitabını bir kere baştan sona kadar oku. Bak Allah aşkına diyorum. Sağlam bir Türkçe meal ya da tesfir alıp bir oku. “Sen Kur’an’ı anlamazsın” diyenlere kulak asma. Bana da kulak asma. Vicdanınla baş başa kal ve OKU! Rahatsız olduğun gerçekler neymiş bir gör. Oku ve kendini rahatlatmaktan vazgeç. Gerçeğe teslim ol. Hadi sana hayırlı cumalar…