Çelişkilerle dolu ülkemizde yine çelişkilerle dolu yani olağan bir yıl daha yaşandı ve bitti. Bütün yılı tarayıp o çelişkilerin bir dökümünü yapmaya kalksam, ne benim yazmaya gücüm yeter ne de sizin okumaya. Zira yalnızca yaşadıklarımız değil, yaşadıklarımızı yorumlama tarzımız da ayrı bir çelişki. Yine de her biten yıl için ahkam kesmek adettendir. Ben de ortaya karışık yapayım istedim.

SGK Kayıtlarına göre iş kazaları ve meslek hastalıkları sonucu ölüm oranı yüz binde 10. Yine aynı kayıtlara göre aynı nedenlerle ölüm aylığı bağlanma oranı ise yüz binde 20. Yoksa, kayıt dışı çalışırken iş kazasında yaşamını yitirin işçilerin ailelerinden gelen tazminat taleplerinden doğan bir sonuç mu bu?

Her yılbaşında ceza ve harçlar, yeniden değerleme oranı doğrultusunda artırılıyor. İktidar partisinden bazı milletvekilleri, trafik cezalarının bu artıştan muaf tutulması için yasa teklifi veriyor. Amaç cezaların caydırıcı etkisiyle kazaların ve trafik teröründen kaynaklanan can kayıplarının azaltılması olduğuna göre bu yasa teklifine ne gerek var diye düşünürken, bu defa da muhalefet kanadından bazı milletvekilleri hükümetin trafik cezalarıyla aslında gizli vergi topladığını söylüyor. Ceza ve harçların bir nevi gizli vergi olduğu, artışlarda uygulanan oranın ilan edilen enflasyon oranından fazla olmaması gerektiği doğru olabilir. Ancak, tamamında uygulama değiştirilse bile özellikle trafik cezalarının yüksek tutulması gerektiği konusunda hemfikir olmalarını beklediğimiz vekillerimizde durum ne yazık ki böyle.

Bundan yaklaşık 40 yıl önce, bir ilin 4 farklı partiden seçilerek Meclis’e girmiş olan vekilleri çalışmalarında partileri uğruna kavga etmez, aksine dördü bir araya gelir ve illeri için daha fazla ne yaptırabileceklerini konuşurlardı. Bunun benzer örnekleri il ve ilçelerin belediye meclislerinde de yaşanır, o ilin ya da ilçenin sanayicisinden esnafına her görüşten hemşehrisi, şehirlerini kalkındırmak için çaba göstermenin politika yapmaktan daha değerli olduğunu bilirlerdi. Yaklaşan yerel seçimlerden sonra da böyle olacağına inanmak istiyorum.

Yerel Seçimler demişken, süre kısalıyor ama partiler bazı il ve ilçelerde aday göstermeyi neredeyse unutmuş gibiler. Çelişki gibi görünen bu durumun da aslında muhalefet partileri için bir dezavantaj olduğunu düşünüyorum. Zira böyle bir durumda; iktidarda olan parti yaptığı icraatlarla doğal olarak propagandasını yaparken, muhalefetin seçim propagandası yapacağı süre giderek azalıyor.

Danıştay 8.Dairesi; Milli Eğitim Bakanlığı ile bir vakıf arasında düzenlenmiş olan protokolün yürütmesini, Anayasa ve Milli Eğitim Temel Yasası’na aykırı olduğu gerekçesiyle durdurdu. Başka bazı vakıf ve derneklerin sakınca görülmeyen seminer vb etkinlikleri ise devam ediyor. Örneğin bir tanesi de, okullarda mescit açma kampanyasını sürdürüyor. Aileler çocuklarını maneviyatlı yetiştirmek istediği sürece bu da bir hizmet olarak değerlendirilebilir ama bakıyorsunuz aynı vakıf, hazır mescit açılmışken din dersleri de sınıflar yerine mescitte ve minder üzerinde verilsin istiyor. Biz çocukları sıralarda mı minderde mi oturtsak diye kafa yorarken, dünya televizyonlarında, Mars’da kurulması planlanan kolonilerin projelerinin görüntüleri dönüyor.

Hepinizin bildiği gibi bir Emeklilikte Yaşa Takılanlar var, bir de kurunun yanında yanan yaşlar. Emeklilik yaşını tutturan ama prim gün eksiğini doldurmamış olan Bağ-Kur’lular borçlanarak emekli olabiliyor. Aynı durumdaki SGK’lılardan ise eksik olan günlerini çalışarak doldurmaları isteniyor. Neyse ki sayılarının yüz binin üzerinde olduğu fark edildi de onlar için de bir yasa teklifi hazırlanacağı konuşulmaya başlandı. Bu arada, yapılan zamlardan sonra asgari ücretin altında maaş alan emeklinin hemen hemen kalmadığı söylenirken, bu sayının 5,5 milyon olduğu açıklandı.

2018’de ümit veren şeyler de olmadı değil.

Milli Eğitim Bakanı’nın Gözetmensiz Sınav çağrısına Akşehir’deki okullardan gelen katkıyla, öğrencilerimizin özgüven ve özsaygı kazanmalarına önemli ölçüde destek verildi ve verilmeye devam ediliyor.

Uyuşturucuyla mücadelede bir yılda 80 ton esrar, 16 ton eroin ve 27 milyon adet uyuşturucu hap ele geçirildi. İpsala’da yakalanan 1,5 ton esrar, gümrüklerde bir defada yakalanan en yüksek miktar olarak açıklandı. Emeği geçenlere helal olsun.

Yıllık ihracatta Cumhuriyet tarihinin en yüksek rakamına ulaşarak rekor kırdık. 

2019’un sağlıklı, başarılı, verimli ve bilimde, sporda, üretimde rekorlarla dolu bir yıl olması dileğiyle.