Canlar, beni yazılarım ve şiirlerimi okudukça yavaş yavaş tanımaya başlayacaksınız. Evet, biraz öfkeli ve karamsar bir yanım var. Hatırlarsanız ilk realist yazar/şair olarak da bilinen Recaizade Mahmut Ekrem de üç çocuğunun ölümünden sonra karamsar ve öfkeli yazılar, şiirler yazmaya başlamıştır. Recaizade Mahmut Ekrem gibi benzer durumları yaşayıp bu tarzda yazılar ve şiirler yazan şairler de olmuştur.

Tabii ki benim hikayem farklı. Benim üç çocuğum ölmedi. Onun için öfkeli ve karamsar olmadım. Benim öfkeli ve karamsar olmamın altında başka sebepler var. İlk olarak belki şu an mevsimi değil ama mevsimi olduğu zamanlarda da değişmeyen sebze ve meyve fiyatları. Örneğin geçtiğimiz günlerde yaptığımız (daha doğrusu yapamadığımız!) pazar alışverişinde kuru soğan, biber, domates fiyatları. Bu fiyatların normal olduğunu düşünen var mı içinizde? Ha bu arada haklarını yemeyelim daha ucuza satılanlar da var. Tabii yersen!

Bir kuru soğandan bahsediyoruz. Fakirin, fukaranın, işçinin, emekçinin bir ekmek ve bir kuru soğanla karnını doyurup birazcık mübalağa yapsak da hayatta kalabildiklerini söylerlerdi. Şimdi mübalağa falan yok. Artık kuru soğan bile yok fakirin, fukaranın, işçinin, emekçinin sofrasında. Ülkemizde 10 milyona yakın asgari ücretlinin olduğunu düşünürsek. Enflasyon desek daha görmedik ki yüzde 20’lerin altına düştüğünü. Daha geçenlerde elektrik faturam geldi, kullanım miktarı 60₺ iken ödenecek olan miktar 120₺. Kullandığımız elektriğin fiyatına indirim gelse, üzerine binen vergiler, harçlar yine faturayı iki misline çıkarıyor. Eee durum böyleyken kusura bakmayın. Benden zil takıp oynamamı, ooo hayat ne güzel; çiçekler, böcekler, cıvıl cıvıl her şey dememi mi bekliyorsunuz?

Yoook arkadaş yoook, karamsar ve öfkeliyim. Sizce de karamsar ve öfkeli olmak için yeterli sebep değil mi bunlar?

Şimdi eminim Rüştü Asyalı’yı tanıyanlar vardır aranızda. Keloğlan filmleri desem hemen bilirsiniz. Onun bir filminde söylediği türküden alıntı yaparak şunları söylemek istiyorum;

Yerin dibi yedi katmış,

Orada hep garipler yatmış,

Zulmedenler yukarıda,

Belli, yatıp keyif çatmış.

Sanırım bizler artık tek şey için yaşamaya çalışıyoruz. Ve o tek şey; “UMUT”

Günün Sözü: Evet, her ne kadar karamsar ve öfkeli olsak da bir umut için yaşamaya gayret etmemiz ve birbirimize sıkı sıkı tutunup tek yumruk olmamız gerekir.